Yeni yılı coşkulu kutlamalarla karşılayan Bodrum merkezinde sakinlik var. Hava, kış orasında bir bahar güneşi ile ılınmış. Kafelerde oturan kişilerin yüzünde, eğlencelerden kalma yorgunluklar halen belli oluyor. Nikâh İşlemleri Müdiresi de insan, o da eğlenmiş, onda da aynı ifade var. Önündeki Klasik Ece Ajandasının kara kapaklarını açıp tek seferde Eylül’e ulaşıyor;
“21 Temmuz Cumartesi, 19.45 uygundur.”
Beyaz düşler savruluyor odaya. Her ikisi de heyecanını gizlemiyor. Artık düğünün nerede ve ne zaman gerçekleşeceği belli oluyor. Hemen “Filan Hotel” i arayarak 21 Temmuz için hazırlanan ön anlaşmaya onay verdiklerini, ön ödemeyi gün içerisinde yapacaklarını söylüyorlar. Müdire Hanım’a teşekkür ederek odadan çıkarlarken yüzlerindeki ifade, ‘Her şey ne kadar kolay halloluyor, tıkır tıkır ilerliyor…” der gibi…
Wedding Planner’ın Notu:Düğün yapmayı planlamak ile Bodrum’da düğün yapmayı planlamak arasındaki fark bir sözcüğün eksik ya da fazla olmasından çok daha başka bir şey… Damatcan rahat, çoğu damat adayı gibi yanılıyor. Düğün gününe kadar geçecek 7 ay, planlamalar için yeterli bir süre gibi gözükse de, bazı ayrıntılar akla hayale sığmayabilir.
Evlendirme dairesinden çıkınca bir kafeye oturmaya karar veriyorlar. Gelingül titiz bir insan. Daha önceden “Bodrum Nikah Dairesi’nden Gün Alındıktan Sonra Oturulması Gereken 3 Muhteşem Kafe” başlıklı yazıyı okumasaydı dolanıp duracaklardı. Oturuyorlar muhteşemlerden birine… Gelingül, zaman ve mekan belirginliğine belirginlik katmak için fazla beklemiyor;
“Hilti Eniştemler ve Burgu Halamlar da gelirse benim aile tarafı 77 kişi oluyor aşkuşum.”
Damatcan daha önceden, “Evlenmeden Önce Çiftlerin Birbirlerine Söylemeleri Gereken 105 Güzel Söz” başlıklı yazıyı okumasaydı, ‘Aşkuş’ kelimesi karşısında sendeleyecekti. Kapuçinosundan aldığı yudumun rahatlatıcı etkisi ile cevap veriyor;
“Daha 7 ayımız var pötibörüm, bunları İstanbul’a dönünce mi konuşsak, henüz erken değil mi?”
Damatcan böyle bir soruyu ilk ve son kez soruyor. Gelingül’ün bakışları, kapuçinonun gaflete düşüren etkisini yerle bir ediyor. Muhteşem düğünleri için en az Gelingül kadar heyecan duyduğunu ve her ayrıntıyı birlikte planlayacaklarını söyleyerek pötibörünü ikna ediyor, bakışlar normalleşiyor. Damatcan çantasından çıkarttığı kalem ve kağıdı masaya koyuyor. Kabaca bir hesapla, arkadaşlar ve aileler toplamı 230 olarak belirleniyor. Böylelikle ‘Zaman – Mekan – Kişi sayısı’ evresi sonuçlanmış oluyor.
Wedding Planner’ın Notu:Bu evreye ‘Başlangıç Evresi’ diyebiliriz. Kolay gibi gözükür ama bu evrede dahi birçok ayrıntı saklıdır. Gün alırken seremoni için gün batımı saatleri, genel olarak hava sıcaklığı, rüzgar ve yağmur istatistikleri, düğünden bir gün önce ya da sonra bayram, seçim vs. olup olmadığı, romantik bir beklenti için dolunay tarihleri, davetlilerden bir veya birkaçının özel bir gününe denk gelmesi durumunda yapılacak jestler bu ayrıntıların sadece bir kaçıdır.
Mekan seçimi kişiseldir, bir organizatör ya da wedding planner bu topa fazla girmese iyi olur. İyi bir wedding planner Bodrum’da hemen hemen her mekan ile çalıştığı için bir veya birkaç mekanı öne çıkartmak uygun düşmez. Ancak planner, her mekanın avantaj ve dezavantajlarını bilir, duruma göre çiftlerle paylaşabilir. Genel olarak; Davetliler için alternatif konaklama yerleri, bu yerlerden düğün alanına ulaşımlarında geçecek süreler düşünülebilir, lokasyon dahilindeki taksi durakları, kuaför ve makyaj salonları, havalimanı – mekan, mekan – before party yeri gibi detaylar önceden belirlenip düğün için hazırlanabilecek bir web sayfasına yerleştirmek için hazır bekletilebilir.
Kişi sayısı tamamen kişisel tercihlere bağlıdır ama Bodrum’da gerçekleşecek bir düğün için, birisi üzülecek diye diğer birisini de davet etmek yerine ikisini de davet etmemek genel kural olarak benimsenebilir. Kişi sayısının, düğün menü fiyatı ve oturma planı ile doğrudan alakalı olduğu unutulmamalıdır.
Damatcan kahvesini bitirdiğinde, kişi sayısının %50 sine denk gelen 115’i, kişibaşı menü fiyatı ile çarpıyor ve çıkan sayı kadar meblağı “Filan Otel”e transfer ediyor. Artık İstanbul’a dönme vakti yaklaşıyor. Toparlanarak yola koyuluyorlar.
11 Ocak – Nişantaşı / İstanbul / Gelinlik Tasarımı
Gelinlik için, kişiye özel tasarım yapan ve gelinlik hazırlayan mağazada tasarımcı ile buluşuyorlar. Dışarıda hava 8 derece, hissedilen sıcaklık 1 derece. İstanbul’a has, gözle görünmesi zor ve ip ince bir yağmur yağıyor. Damatcan’ın aklı geçen hafta Bodrum’daki ılık havada kalmış, o havayı hala 18 derece olarak hissediyor. Tasarımcı ile Gelingül arasında geçen konuşmalar ise gitgide bir uğultuya dönüşüyor kulağında. Damatcan ilerleyen günlerde, “Basen”, “Tarlatan”, “Evaze”, “Truvakar kol” sözcüklerini duymadığı günleri, yaşanmamış günler kabul edeceğini henüz bilmiyor. Bir bahane yaratıp Bodrum’a gitmeyi düşünüyor. Mesela 20 Temmuz günü için bir ‘Welcome Dinner’ mekanı bakmak ya da 22 Temmuz için ‘Boat Party’ planlayıp tekne araştırmak gibi… Bu Bodrum hayalinden, Gelingül’ün “Tamamdır, anlaştık” sözü ile uyanıyor. Artık gelinlik provaları başlayabilir. 18 Ocak için randevulaşarak ayrılıyorlar tasarımcının yanından.
Damatcan bir yandan gelinlik provalarına katılması gerekip gerekmediğini düşünüyor bir yandan da deminki hayalini gelinliğin prova tarihlerine denk getirerek gerçekleştirmeyi planlıyor. “Güzel bir Welcome Dinner” mı yapsak Gümüşlük’te 20 Temmuz’da, ne dersin kır çiçeğim?” deyiveriyor.
Gelingül, kreatif gelinliğin ayrılabilir parçasını ne kadar sürede çıkartacağını ve kalanıyla after party’e nasıl katılacağını düşünürken belli belirsiz mırıldanıyor; “Bu konuları, bir wedding planner ve organizasyon şirketi ile…”
Damatcan anlıyor durumu ama hemen kırmıyor hayalini hatta bu durumu lehine çevirebileceğini düşünüyor. “Bence Bodrum’da deneyimli bir planner ile çalışalım. Birisini önermişlerdi. Bay Planör diye birini…”
Comments